30 Mayıs 2012 Çarşamba

Gergedanlar Krep Yemez





Bir Dolap Kitap  bir sürü kitap bilgisi hediye ettiği yetmedi, "Evde bir gergedan görsem burnundaki boynuza takardım oyuncakları, NE kucağıma, UE yi de elinden tutar soluğu bahçede alırdım. Oyuncakları indirir boynuza bir salıncak kurardım. NE sallanırken, UE de gergedanın sırtından kayardı. Evin içinde açılan kapıya ne hacet, zihnim 2 çocukla kolay yol bulma kapısına açılmış benim. Çocuklar sallanıp kayarken ben de bu çekilişten kazandığım kitabı okurdum." yorumuma bir de Gergedanlar Krep Yemez kitabını hediye etti. Tekrar teşekkürler.

Annesi onun şansına katıldı, UE ye de kitabın keyfini sürmek kaldı.

24 Mayıs 2012 Perşembe

Biliyor musunuz?

Erdinç Aydın'ın Evlatları,

Siz beni tanımazsınız, ben sizi tanımam. Birbirimizle ilişkilerimiz rastlantılardan ibaret. Ama rastlantılar bazen tepetaklak edebiliyor dünyalarımızı. Bir kalleş kurşun sizin babanıza rastlamış. Hem de sırtından biliyor musunuz? Keşke bilmeseniz. Keşke bilmeseydiniz.

Bu sabah radyoda dinledim haberini babanızın. Ankara'daki aile ve Varto kelimelerini duyunca daha dikkat kesilerek. Benim babamın da ilk görev yeri orasıymış biliyor musunuz? Nerden bileceksiniz, keşke bilseydiniz. Yaklaşık 40 sene önce 17 yaşında ilk görevi için gitmiş oralara.

Süt iznim nedeniyle erken çıktım işimden. Konya yoluna çıkmak üzereyken yolumuz kesildi. Bir trafik polisi anons etti ruhsuz bir ses tonuyla: "Bekle bekle bekle!". Sadece özensiz olan bu anons değil, bu ülkede cenaze törenleri hep özensiz biliyor musunuz? Keşke bilmeseniz.

Gene mühim bir şahıs gececek dedim içimden sinirlenerek. Böyle özensiz bir anons, sıradanlaşan Ankara protokolü için olsa, aman der geçerdim. Geçen sizin babanızmış biliyor musunuz? Yollarının sırtından vurularak kesilişine mi üzülsem, yollarının bekle bekle bekle diye açılışına mı gamlansam bilemedim.

Naaşın peşi sıra ilerlerken güllere takıldı gözüm. Babannenizi düşündüm önce, az sonra sarılacağım kuzum aklıma gelince. Nasıl da sarmıştır o da babanızı. Acaba dedim çocuğu var mıydı? Gelince haberini okudum. İki kuzusu varmış babanızın. Keşke sizleri bilseydim. Sımsıkı sarılsaydım size, siz baba acısından, ben babanız önümden geçerken hissettiklerimden biraz soluklanır mıydık?

Ne yollarımız kesilsin arkamızdan ya da özensizce, ne de kesişsin yollarımız acı rastlantılarla...






15 Mayıs 2012 Salı

O'nu ve kendimi kutlarım.

Yarın çok ama çok kıymetli bir arkadaşımın doğum günü.
Sarelleyi çok sever kendisi.
O'nun için sarelleli bademli kurabiye yaptım.



Hani herkes arkadaş, hani oyunlar sürerken, hani gençliğimizden sarhoşken tanıdım onu. Okul yıllarında çok da yakın sayılmazdık. Sonra en yakın arkadaşımla çıkmaya başladılar. Bu süreç bana hem çok yakın bir arkadaş, hem evlenmiş bir en yakın arkadaş, hem çocuklarıma bir dayı, hem bir nikah şahidi hem bir nikah şahitliği, hem pek çok güzel anı, hem  hadi koş dememle tüm dertletime yetecek bir güven, hem pek çok güzellik kazandırdı.

Oncak'ım, iyi ki doğmuşsun. Ve de iyi ki tanışmışız da paha biçilemez dostluğumuz gelişmiş.

Seni ve kendimi kutlarım;)

Öğlen görüşünce sen de beni kutla. Kurabiyeler pişerken NE uyutma faslına denk geldi. Tam uyuttum ki pişme dıt dıtları  geldi fırınımın. Harika zamanlamam ne kadar muhteşem olsa da bu arada UE nin 2 saldırısından kurtaramadım pişme sürecini. Ama gene de pek güzel olmuşlar...

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Tuttum bırakmam...

Motorsiklet yatak alınınca eski yatağını kardeşine vermeye ikna oldu UE. Artık bir odası ve yatağı olan NE büyük aşkla sarıldı yatağına.

1 Mayıs 2012 Salı

Aynı Dili Konuşmak




İnsanlar yanyana durdukça benzeşir, aynı dili konuşur olurlar ayrı tellerden çalsalar bile.  Yalancı Yarim, Tarık Akan Emel Sayın'ı zengin kızı diye tanıtır ailesine. Nişanlanırlar. Bir kamyonet dolusu mahalleliyi kapıp gelir Emel Sayın, haydi pikniğe Sultansuyu'na gidelim diye. Tarık Akan iş anlaşılmasın diye abim hasta yalanını uydurup atlar, hızla uzaklaştırır mahalle dolusu kamyoneti evin önünden. Anlatırken esprisi olmayan bu sahne biz iki kardeş arasındaki ortak dilin deyimlerinden biridir misal. Haydi bastır Sultansuyu'na dedik mi yayılır ağızlarımız etraftakiler Eeee? derken. Eeee?, diyen ailenin yeni üyesi damat yıllar içinde nereye sorusuna Sultansuyu'na cevabını verdiğinde, hıh şimdi oldu diye derin bir mutluluk bile kaplar içinizi. Mühimdir özetle aynı dili konuşmak, iletişimin kuvvetini hissettirir. Başkaları için hiç olan sizi tüm yapar.

Bizim oğlan Keloğlan hayranı. Akşam haberleri yerine Keloğlan izler olduk ailecek. Hele jeneriği bizi aynı dilden konuşturan müzik oldu. NE dahil hepimiz dans etmeye başlıyoruz Keloğlan başlar başlamaz. UE başlattı bu geleneği, oynayın emriyle. Sonra ben biraz geliştirdim. Komik komutlar ekledim. Elleri salla, kroşe, çılgın ol ... Şimdi UE yönlendiriyor bizi: heykel ol, armut topla, uyu, yüz vb. figürlerin komutlarını vererek.

Geçenlerde çok sevdiğimiz arkadaşlarımız bizi ziyarete geldiler. Dansımızı onlara da yaptık. Arkadaşımız bunun nesinden bu kadar eğlendiğimizi anlamaz halde baktı. Farkettim ki bizim çekirdek ailemizin de bir ortak dili vardı, bu dil bizi sağlam kılan unsurlardandı.

Yıllar sonra unuturuz kaygısıyla not düşmek istedim. Her zaman bir ortak dilimizin olması dileklerimle ve aileme sevgilerimle...

18 Nisan 2012 Çarşamba

Saricizmeli Mehmet Ağa Bir Gün Yazar Mutlaka

Ne kadar uzun zaman olmuş yazmayalı. Varlığım Türk Akademik hayatına hediye oldu bu zaman diliminde.

Biz görüşmeyeli neler mi oldu, Saricizmeli bolca Devlet kuramları üzerine okudu, bolca tatlıdan uzak durdu ve bu sabah itibariyle +2.5 kiloda. Aslında pazar gününe kadar +3.5 kilo idim.

Pazar sabahı baba iş gezisine bacadan bizim UE'nin elini kapıya sıkıştırması kapıdan. Neyse ki bir tırnak atımıyla kapattık sanırım bu gözlerimin önünde gelişen kötü kazayı. Acil, ortapedi, plastik cerrah koşturmacasına,  baba olmayınca uyanınca beni tutturan UE, o tutturmaya uyanan NE, uykusuz her gece yorgun ölesiye derken ayakta durmak için yediğim onca eklere, muhallebiye rağmen bir kilo daha vermişim. Sayın Karatay bir açıklama bekliyorum, leptinin l sini göremeden insülin patlatan bünye nasıl kilo verdi? Aslında yıllardan beri bildiğim mevzudur, uyuyamadığım her dönem zayıflarım. Tabi iki çocuklu bir anne için uyuyamamak gece 5 kereden fazla bölünen uyku demek. Diğerlerine bünye fena alışkın. Ya boğazından ya uykusundan kesse zayıflayacak sarıcizmeli, ama ikisine de fena düşkündür kendileri.

Yarın sabah da çıkan şu fırtına bizim işyerini uçurmamış olursa işe başlamayı planlıyorum 15 ay aradan sonra. Benden ev insanı olmaz. Çok özledim çalışma yaşantısını.

NE de görüşmeyeli beri iyice oturttu yürüme işini. Kelimeleri günden güne artıyor. Kızlar erkeklere göre daha çabuk konuşur tezi NE için de geçerli.

Abisinin ataklarından korktuğumuz için NE şu ana kadar bizim odadaydı. Ki UE ilk günden itibaren kendi odasında yatan bir bebekti. Ben işe başlayınca daha erken kalkmam gerekeceğinden ve saatin zili NE yi de uyandıracağından evde NE için düzenleme yaptık. Artık bir odası var minik kuşun. Bir de yatak aldık mı, bakalım göreceğiz 2.5 kiloyu kaç haftada vereceğiz:)) Biliyorum çok geç kaldık bu düzen için ama UEnin iki arada bir derede kardeşini sıkıştırma potansiyeli 14 aya rağmen oldukça yüksek:))

Görüşmeyeli böyle. Umarım daha bolca yazabilirim.

20 Mart 2012 Salı

NE'nin son Gülce'nin ilk doğumgünü partisi.

Biz 4 yakın arkadaştık Üniversite senelerinde. Bu arkadaşlığı okuldan bugünlere aktardık. Pek çok acı, tatlı, neşeli, hüzünlü olay yaşadık. Ama birer gün arayla hamileliklerimizi öğrenip 10 gün aralı hamilelik sürecimiz gibi egzantrik başka olayımız yok sanırım.  Benim sezaryenle vaktinden bir hafta önce doğumum onun hadi normal doğ diye bekleyip vaktinden bir hafta doğumu derken 2 yakın arkadaş 25 gün aralı bebeklerimizi kucağımıza aldık.

Ekibimize sonradan dahil olan ama arayı hızla kapatan Yasosh teyzemiz, kızların teyzeleri bir araya geldik. Her gelen bir (Yaso iki) çeşitle sofrayı donattık. Kızları da bir örnek giydirdik. M. teyzemiz de katılımcı tüm bayanlara bir örnek çorapları donattı. Akıllarımızda yıllarca yer edecek güzel bir gün geçirdik. Nice yaşlara küçük hanımlar. Nice yıllara büyük hanımlar...




 İlk yaşgünü etkinliklerimizi böylelikle sonlandırmış olduk...